İçeriğe atla

Gündem

Teknoloji

Memurların dijital içerikten kazancı için yeni hukuki çerçeve

YÖK’e iletilen resmî yazıda, memurların dijital mecralarda gelir elde etmesinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki ticaret yasağı kapsamında ele alınacağı belirtildi. Yazının dikkat çeken yanı, fiilî kazanç oluşmasa bile gelir potansiyeli taşıyan bazı faaliyetlerin riskli görülmesi.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından YÖK’e gönderilen bir yazı, memurların dijital platformlardaki faaliyetlerine ilişkin yeni bir hukuki çerçeve ortaya koydu. Yazıya göre kamu çalışanlarının içerik üretimi, internet sitesi yayını ya da uygulama geliştirme gibi alanlardan gelir elde etmesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki ticaret yasağı kapsamında değerlendirilebilecek.

Bu yorum, yalnızca ek gelir elde eden memurları değil, gelir üretme potansiyeli taşıyan dijital faaliyetleri de ilgilendiriyor. Bu nedenle konu, YouTube kanalı işleten, kişisel site yöneten ya da mobil uygulama yayımlayan kamu çalışanları açısından doğrudan önem taşıyor.

Yazıda hangi çerçeve çizildi?

Aktarılan bilgiye göre değerlendirme, Hazine ve Maliye Bakanlığının 20 Ağustos 2026 tarihli incelemeleri temel alınarak yapıldı. Buna göre dijital mecralardan sağlanan kazançlar, memurların ticari faaliyette bulunmasını sınırlayan 657 sayılı kanunun 28. maddesi kapsamında ele alınıyor.

Söz konusu madde, memurların tacir veya esnaf sayılmalarına yol açacak işlere girmesini, ticari şirketlerde belirli türden ilişkiler kurmasını ve serbest meslek niteliği taşıyan faaliyetlerde bulunmasını sınırlandırıyor. Yazıda dijital içerik üretimi ve benzeri işlerin bu çerçevede nasıl yorumlandığına işaret ediliyor.

Vergi muafiyeti, memur mevzuatındaki sonucu değiştirmiyor

Metindeki en kritik noktalardan biri, vergi düzenlemeleri ile memur mevzuatının ayrı değerlendirilmesi. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında içerik üreticileri ve uygulama geliştiricileri için bazı koşullarda vergi muafiyeti bulunabilse de, bu durumun faaliyetin niteliğini memur hukuku açısından otomatik olarak değiştirmediği belirtiliyor.

Başka bir ifadeyle, vergi yönünden istisna tanınmış olması, aynı işin 657 açısından ticari faaliyet sayılmayacağı anlamına gelmiyor. Yazının dayandığı yorum, dijital gelirlerin vergi statüsü ile disiplin ve memuriyet hükümlerinin ayrı kulvarlarda değerlendirildiğini gösteriyor.

Gelir oluşmasa bile risk doğabilir

Yazıda öne çıkan bir diğer unsur, fiilen para kazanılmasının tek ölçüt olarak görülmemesi. Aktarılan değerlendirmeye göre bir dijital faaliyetin doğası gereği gelir üretmeye elverişli olması da ticari nitelik tartışmasını gündeme getirebilir.

Bu yaklaşım, örneğin reklam almasa bile ileride gelir elde etmeye uygun bir site kuran ya da içerik kanalı açan memurlar için disiplin riski doğurabilir. Ancak hangi faaliyetlerin hangi koşullarda doğrudan yaptırım konusu olacağına ilişkin ayrıntılar kaynak metinde yer almıyor.

Şimdi ne anlama geliyor?

Bu gelişme, Türkiye’de kamu çalışanlarının dijital üretim alanındaki hareket alanını daraltabilecek bir yorum olarak öne çıkıyor. Özellikle içerik üretimi ile hobi amaçlı dijital üretim arasındaki sınırın nasıl çizileceği kritik olacak.

Öte yandan eldeki bilgi tek bir yayının aktardığı metne dayanıyor ve yazının tam içeriği kamuya açık biçimde paylaşılmış değil. Yeni bir istisna ya da açık düzenleme gelmediği sürece, memurlar açısından dijital platformlarda gelir getiren işlerin daha dikkatli değerlendirilmesi gereken bir alan hâline geldiği söylenebilir.

Paylaş

DijiDoz'u Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin